32. MECLİS

Bu konuşma Cuma sabahı medresede yapıldı.

Konuşma tarihi: Hicrî 11 Cemâziyelâhir 545, Milâdî 1150.

Emre uy, yasaklardan kaçın. Şu belalara sabırla karşı koy. Na­file -sünnet- ibadetleri yapmaya çalış; sünnet olan işleri yapmaya gayretli ol; ismin “Uyanıklar” defterine yazılır. Yaratıcı’dan sana ba­şarı gelir. Yaptığın çalışma boşa gitmez. Zorla huzur bulunmaz; bu sevdayı bırak. Amel kapısına yapışırsan o da senin için sonuna ka­dar açık kalır.

İsteyeceklerini O’ndan iste. O’nun kudret eli önünde boynunu eğ. İbadet yollarının açılması için Hakk’a karşı boynu bükük olacak­sın. Yaratan bir şeyi dilerse sebeplerini hazırlar. O, sana çabuk yü­rümeyi emretti. Hele adımlarını aç, başarıyı görürsün.

Dıştan emir verilir. Başarı kuvveti iç âlemden gelir. Açıktan, gü­nah işlemek yasak edilir. O’nun hamiyetine sığın. O esirgerse, hata­ları bırakırsın. O’nun vereceği kuvvet sayesinde sabırlı olursun.

Yanımda akıllı durunuz. Bana sebatla bağlanınız. Niyetinizi tam tutunuz. Azimet sahibi olunuz. Beni töhmetle yâd etmeyiniz. Hakkımda iyi düşününüz. Böyle yaparsanız sözlerimin yararını bu­lursunuz; dediklerimin mânasını anlarsınız.

Ey beni töhmet altına almak isteyen, yarın her şey açığa çıkar. Hâlimi olduğu gibi anlarsın. Aman, beni zahmete sokmayınız. Hâli­me bırakınız beni.

Kalp hâlin beni kahra uğratmak istiyor. Beni mağlûp etmek is­tiyor. Hâlbuki dünya işleri başımı aştı. Âhiret işleri kalbimi sardı. Allah Teâlâ’nm büyük tecellisi, sır âlemini kapladı. Sizlerle uğraşacak hâlim mi var?

Bana yardımcı yok mu? Bana iyilikle yanaşacak kişi nerede? Kendi öz düşüncesi ile hâlimi soracak kimse yok mu? Yardımcım ol­duğu için kim Allah’a hamd eder?

Herkes gibi benim de yardımcıya ihtiyacım olur. Hak Teâlâ’dan gayrı herkesin yardıma ihtiyacı vardır.

Akıllı olunuz. Allah yoluna girenlere karşı iyi edep tavrı takını­nız. Onlar, aşiretlerin bölüşmesi imkânsız olan kişilerdir. Beldeler onların hürmetine durur. Kullar onlar için esirgenir. Yeryüzü onla­rın şerefine muhafaza edilir. Onlar olmasa sizin gösterişli hâlinizi kim neyler? Nifak ve şer hâliniz bir günde bu ülkeyi yıkar, batırır.

Ey Allah’ın düşmanı münafıklar, Peygamber’in (s.a.v) sevmediği kimseler ve ateşe yanacak odunlar, sizin ne kıymetiniz var?

Allah’ım, tevbemi kabul et. Onlara da tevbe nasib eyle. Beni ve onları ayıktır. Hem bana, hem de onlara acı; rahmet nazarınla bak.

Kalbimizi ve duygumuzu Sana hasret. Başkalarına çalışacak tarafı­mız olacaksa, dış duygularımız ve çocuklarımız dünya için olsun. Özümüz âhirete, kalbimiz sır âlemine yönelsin, Sana olsun.

* * *

Ey evlat! Senden hayır çıkmıyor. Hâlbuki hayır yapman lazım. Huzuru bulman gerekirken hiç bir iş yaptığın yok.

Ey evlat! İşe sarıl; bina yapılması için çalışmalısın. Çalışmaya devam edersen, başarı seninledir. Çalışma olduğu takdirde, başarı bulunur. Başarı arzulayan Allah için çalışmalı. Koşarak işleri bul. Başarı onun iyiliği olarak seni bulur.

Yazık, halkın korkusu ile nefsini bağladın. Onlardan beklediğin şeyle iş tutmaktan kaldın. Onların bağını nefsinin ayağından çöz. Onu Yaratıcı’nın hizmetine kaldır. O’nun katında itminan sahibi ey­le. Nefsin itminan derecesine çıkarsa, dünyalık zevklerden elini çe­ker. Ancak geçmişte yazılı şeyleri alır. Onlar, beklenmeden gelen şeylerdir zaten.

Nefse verilen şeyde senin dahlin yoktur. Kadere senin hükmün geçmez. Sana düşen, duyguların kontrolüdür. Niyetin temiz tutul­ması, sana düşen vazifeler arasındadır. Bunu yaparsan, Hak tarafın­dan iyi kimseler arasına yazılırsın. Kısmetler kaybolmaz.

Gücüne, kuvvetine ve elinde bulunan fâni mala güvendiğin za­man gayb âleminden bir şey bekleme.

* * *

Allah’ım, sebeplere dayanmaktan sana sığınırız. Heveslere dal­maktan bizi koru. Boş alışkanlıkla olmayı bize nasib etme. Bütün, hâllerde Sen’den Sana sığınırız.

“Rabb’imiz, bize dünyada iyilik ver. Âhirette iyiliğini esirgeme. Bi­zi ateşe atılmaktan koru.” (el-Bakara, 2/201) Âmin!

 Yukarı Çık

 

 

Fethu'r Rabbani

 

free web stats