SORU 19: Teberrük caiz midir? Peygamberle velilerin kendilerine has hırka ve sarık gibi eşyalarını, giyeni düşünerek, sahibine saygı ve hürmet besleyerek ziyaret etmek caiz midir?

 

Teberrük ile yapılan tevessül hakkında o kadar çok örnek vardır ki, saymakla bitiremeyiz.

Teberrük, peygamberlere veya alim ve salih kimselere ait eşyalarla bereketlenmek maksadıyla onlara hürmet göstermektir. Nasıl peygamberler ve salih kimselerle tevessül yapmak caiz ise, onlara ait eşyalarla bereketlenmek ve tevessül yapmakta caizdir.

Burada buna birkaç örnek vermekle yetiniyoruz.

Sehl bin Sa'd radıyallahu anh'dan şöyle rivayet edilmiştir:

"Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bir gün ashabı ile birlikte Beni Saide sofrasına geldi. Bana:

'Ey Sa 'd! Bize su ver!' diye buyurdu. Ben de onlara bardakla su verdim." Bu rivayeti Sehl radıyallahu anh'dan rivayet eden ravi demiştir ki:

"Selh, bu bardağı çıkarıp bize getirdi. Biz de teberrüken o bardaktan su içtik. Daha sonra (o vakit Medine valisi olan) Ömer bin Abdülaziz o bardağı kendisine hediye etmesini rica etti. Sehl'de ona hediye etti." (Buhari)

Cafer bin Abdullah radıyallahu anh'dan şöyle rivayet edilmiştir:

"Halid bin Velid radıyallahu anh, Yermük Savaşında sarığını kaybetmişti. Herkese:

"Onu arayın." diye emretti. Aradılar, bulamadılar. Tekrar ara­malarını söyledi. Bu sefer buldular. Baktılar ki sarık çok eskimiş. Halid bin Velid radıyallahu anh dedi ki:

"Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem saçını kesmişti. Ashab, onun saçlarını aldılar. Ben de alnının saçından aldım, bu sarığın içine koydum. Bu sarık yanımdayken girdiğim bütün savaşları kazandım." (Hakim)

Said bin Yezid radıyallahu anh şöyle nakletmiştir:

"Teyzem beni Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'e götürdü ve:

"Ya Resulallah! Bu benim yeğenimdir, hastadır." dedi. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem başımı okşadı ve dua okudu. Sonra abdest aldı. Ben de o abdest suyundan içtim ve (iyileşip) Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in arkasından ayağa kalktım." (Buharı)

Buharinin hadis kitabını şerheden Aynî şöyle demiştir:

"Öyle anlaşılıyor ki; salih kimselerin suya okuyup nefes vermeleri ve ona el veya ağız ile dokunarak şifa istemeleri ve bununla o salih kimsenin bereketiyle şifa beklenmesi haktır."

Bütün bu anlattıklarımızdan açıkça anlaşıldı ki, tevessül yapmak caizdir. Bu kadar delile rağmen hala buna karşı çıkanlar varsa, bizim onlara daha bir şey söylememize gerek yoktur.

Bizim bu yazdıklarımız onlar için değil, Allah-u Zülcelal'in rızasını ararken yanlışlıkla bu gibi kimselerle tanışan ve onların yanlış ve insana zarardan başka hiçbir şey getirmeyen düşünce ve fikirlerine kapılan kimseler içindir.

Bu yazılanları okuyup, eski hallerinden tevbe ederek doğruların peşinde gitsinler ki, dehşetli kıyamet günü gelip çattığında perişan olmasınlar. Çünkü Allah-u Zülcelal bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur:

"Bu topluma ne oluyor ki, bir türlü laf anlamaya yanaşmıyorlar." (Nisa; 78)

Başka bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur:

"Allah kimi doğru yola iletirse, o hak yolu bulmuştur. Kimi de sapıklığı üzere bırakırsa, artık onun içinde yol gösterici bir dost bulamazsın." (Kehf; 17)

Bu ayet-i kerimelere bakarak, bizler Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'i çok sevdiğimiz ve onun izinde yürümeye gayret gösterdiğimiz için, yarın kıyamet gününde:

"Ya Resulallah! Ben senin ümmetindenim." diyecek olan kardeşlerimizi, buna biraz yüzleri olsun diye, düştükleri hatadan dönmeye çağırıyorum ve son olarak diyorum ki:

'Bütün müminlerin kardeş olmalarını ve bir binanın tuğlaları gibi daima rızasına giden cennet yolunun üzerinde yürümelerini istiyorum.

Onun için, daima Allah-u Zülcelal'e dua ediyorum:

"Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden önce inanmış olan kardeşlerimizi bağışla kalbimizde mü'minlere karşı kin bırakma. Rabbimiz! Şüphesiz Sen çok şefkatli ve merhametlisin " (Haşr; 10)

 

Kaynak: Seyda Muhammed Konyevi K.S

Hanefi ve Şafi Mezhebine Göre Asrımız Meselelerine Fetvalar

 

Tasavvuf

 

free web stats