Kadınlar Yuvasına Dönmeli


Rabbimiz Ahzab Sûresi'nin 33. âyet-i kerimesinde meâlen şöyle ferman buyurmaktadır:


"(Ey kadınlar) handerinizde karar edin, oturun. Ve cahüiye-i ûlâda olduğu gibi, kendinizi süsleyip, sokaklarda dolaşmayın.
Namazı ikame edin ve malınızın zekatını verin. Ve Allah ve Resulünün emir ve nehiylerine itaat edin. Ey ehl-i beyt, Allah bu emir ve nehiyleriyle sizden ancak günahı giderip, kemal üzere sizi tathir etmek murad eder."
(Mevakib Tefsiri)


Mü'min hanımlar, bilhassa günümüzde bu âyet-i kerimeyi sık sık tekrarlamak, tefsirlerden bu âyet-i kerimenin izahlarını okumalı ve "medeniyet maskesi" altında kendilerine nasıl dehşetli bir oyun oynandığını anlayıp titremelidir.
Ayet-i kerime açık. Cenab-ı Hak Mü'min hanımlara, "Evlerinizde oturun!" buyurmaktadır. Mü'minin dünyadaki Cenneti yuvasıdır. Yuvayı Cennet haline getirecek olan da şüphesiz evin hanımıdır. Yuvasını Cennet haline getiren hanımlar da bizzat Resul-i Ekrem tarafından Cennetle müjdelenmiştir. "Cennet annelerin ayaklan altındadır" hadis-i şerifi unutulmamalıdır.


Hanımların asıl yerinin evleri olduğuna ve evlerinde oturmalarının faziletine dair pek çok hadis-i şerif vardır. Pek çok hadis kitabında yer alan bir sahih hadiste şöyle buyrulmaktadır:


"Kadın beş vakit namazını kılar, Ramazan orucunu tutar, namusunu korur, kocasına İtaat ederse, ona, 'Cennetin hangi kapısından istersen oradan gir!' denilir." (Camiüssağir: 30)


Ne büyük bir müjde! Bu şartlara riayet eden kadının her anı ibadet gibidir. Çocuklarına bakmak ve yetiştirmekle ayrı, kocasına yardım etmekle ayrı, yemek yapmakla ayrı, ev temizliği yapmakla ayrı mükâfat almaktadır.


Hanım, sabahleyin Besmele ile yemek yaparsa, çocuklarına Allah rızası için bakarsa, bu yaptıkları hep sadaka hükmüne geçer. Böyle bir evde Allah hakem olmuş olur. Allah'ın hakem olduğu evde de huzur olur, bereket olur.

Hadis-i şeriflerde evinde oturan, çoluk çocuğuna bakan hanımların, cihada giden erkeklerin alacağı sevabı alacakları belirtilmiştir.


Bu mühim mevzuda müfessirlerin, İslam büyüklerinin sözlerine kulak vermek lâzımdır. Nefislerin, yahut ulema-is suların söylediklerine değil...


Ahzab Sûresi'nin 33. âyet-i kerimesi hakkında, "Tefsir-ul Kur'an-il Azim Li İbn-i Kesir" isimli eserin 3. cildinin 482-483. sahifelerinde şöyle denilmektedir:


"Bu âyet-i kerimede Allah hem Peygamberin hanımlarına, hem de O'nun ümmetinin hanımlarına edep tarzını emretmektedir. Cenab-ı Hak, Peygamberin hanımlarına hitap ederek, kendilerine emredildiği gibi Allah'tan korkmalarını ve onların diğer kadınlara benzemediklerini, fazilet ve mertebe bakımından diğer kadınlarla aynı olmadıklarını belirtiyor.


"Evlerinizde oturun, ihtiyacınız olmadığı takdirde evlerinizden dışarı çıkmayın. Şer'i ihtiyaçları içinde, şartlarına uyularak camide namaz kılmak da yer alır. Nitekim Resulullah (s.a.v.) de bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuşlardır:


"'Allah'ın cariyelerini Allah'ın mesciderinden alıkoymayın. Ancak onlar camilere koku sürünmeden çıksınlar.'


"Bir başka rivayette ise;


"'Onların evleri kendileri için daha hayırlıdır' buyurmuşlardır.


"Enes (r.a.) şöyle demiştir:


"Kadınlar Hz. Peygamber'e dertlenerek; 'Ey Allah'ın Resulü, erkekler bizden ayrı olarak cihada gidiyorlar. Biz ise cihada gidemiyoruz. Bizim İçin Allah yolunda cihada gidenlerin ameline ulaşabilmemizi sağlayacak bir amel yok mu?'

"Resulullah (s.a.v.) Efendimiz buyurdular ki:


"'Sizlerden her kim evinde oturursa; o, Allah yolunda cihad edenlerin ameline derecesine ulaşır' veya buna benzer bir kelime kullandı.


"Resulullah (s.a.v.) diğer bir hadis-i şeriflerinde de şöyle buyurmaktadır:


'"Kadın avrettir. Evinden çıktığı zaman onu şeytan karşılar. Kadının, Rabbine en yakın olduğu zaman, evinde olduğu zamandır.'


"Bir başka hadiste ise Resul-i Ekrem (s.a.v.) şöyle buyurmuşlardır:


'"Kadının evinin içindeki odasında namaz kılması, evinde namaz kılmasından daha efdaldir. Evinde namaz kılması ise, evinin avlusunda namaz kılmasından efdaldir.'


"İlk cahiliyye devrinde olduğu gibi açılıp saçılmayın." Mücahid der ki:


"Cahiliyye devrinde kadın, erkekler arasında gezinip dururdu. İşte cahiliyye devrinin açılıp, saçılması budur."

Kata-de der ki:


"İlk cahiliye devrinde olduğu gibi açılıp, saçılmayın." Yani evinizden çıktığınızda böyle yapmayın. Çünkü o dönemde kadınlar yürürken salına salına yürürlerdi. Allah-û Teâlâ bunu, bu âyetiyle yasaklamıştır.


"Mukatil İbn-i Hayyan der ki: "İlk cahiliyye devrinde olduğu gibi açılıp saçılmayın" âyetinde geçen 'teberrüc' kelimesi, örtüyü başın üzerine atıp, bağlamaktır. Böylece hanımların boynu, gerdanı, küpesi ve diğer süs eşyaları görünürdü. İşte âyette geçen açılıp, saçılmaktan maksat budur. Bilahare bu yasak, bütün mü'min kadınlara da teşmil edilmiştir."

İbn-i Kesir tefsirinde daha sonra bu âyet-i kerimedeki hükmün umûmî olduğu, sadece Peygamberin hanımına değil, bütün kadınlara hitap edildiği belirtilmektedir. [23 Haziran 1995]

Kaynak: Kadınların Siperi ve Kal'ası Tesettür

Burhan Bozgeyik

Said Yayınları
 

  Tesettürün Önemi

 

site stats