108. Kebire (Büyük Günah) : Kadının Tenini Gösteren İnce Elbise Giymek

 

Müslim ve diğerlerinin rivayetlerinde Resûl-i Ekrem:

“Cehennemlik iki zümre var ki, bunları dünyada henüz görmedim. Birisi, sığır kuyrukları gibi kırbaçlarla insanları döverler. Diğer bir kısmı, kadınlardır ki; giyinmişlerdir ama çıplak görünürler. Başka kadınları kendileri gibi yapmaya teşvik ederler. Bunların başları, içine doldurdukları bezler ve saçlarla deve hörgüçlerine benzer. İşte bunlar ne cennete girerler, ne de pek uzak mesafeden yayılan güzel kokusunu alırlar.” (Sahihu Müslim, 4/2192.) buyurmuştur.

Kâsiyât, giyinmiş, âriyât ise çıplak kadınlar demektir. Yâni Allah'ın nimetleri ile giyinmiş ve fakat O'na şükür bakımından çıplaktırlar veya görünüşte giyinmiş ve fakat giydikleri elbise tenlerini belli edecek şekilde ince olduğu için gerçekte çıplaktırlar.

Mâilât ve mûmiiât, korunması lâzım gelen şey’i korumaktan ve Allah'a itaatten meyledip ayrılmışlardır. Çirkin hareketlerine başkalarını da meylettirmişler; yahut Mâilât'dırlar, sallana sallana, kırıta kırıta yürürler ve kendilerine meylettirirler. Yahut çok dallı ağaç gibi saçlarını tararlar bölük bölük yaparlar ve başkalarını da buna teşvik ederler.

Deve hörgücü gibi demek, yani saçlarına saçlar ekleyerek âdeta başlarını taşıyamayacak, meylettirecek şekilde büyütmek ve saçları birbirine dolayarak sarık gibi başa sarmaktır, yâni saçlarına şekil vermektir.

Lafzı, İbn Hibbân'ın olmak üzere “Sahih” inde ve Hâkim'in de -Müslim'in şartına göre Sahih olduğunu söylediği - rivayetlerinde Resûl-i Ekrem şöyle buyurmuştur:

“Sonraları gelecek ümmetim arasında öyle erkekler bulunur ki, eğerlere binerler, mescid kapılarına inerler. Kadınları (görünüşde) giyinmiş (ve fakat gerçekte) çıplaktırlar. Başları üzerinde saçları, zayıf develerin hörgüçleri gibidir. İşte bunları lanetleyin, zira bunlar melundurlar. Eğer sizden sonra başka ümmet ve başka peygamber gelecek olsa, geçmiş ümmetlerin kadınları size hizmet etmek zorunda kaldıkları gibi sizinkiler de onlara hizmet etmek zorunda kalırlardı”.(et-Tergib ve’t-Terhib, 3/94 (İbn Hibban ve Hakim'in rivayetlerinden naklen.)

Ebû Davud'un mürsel olarak Hz. Aişe’den rivayetinde, şöyle demiştir:

“Ebû Bekir -radıyallahu anh'ın- kızı Esma (r. anha) üzerinde ince elbise olduğu halde Resûl-i Ekrem'in huzuruna girdi. Resûl-i Ekrem ondan yüzünü çevirdi ve:

“Ey Esma, bir kız erginlik çağına erdiği vakit, bunlardan başkasının ondan görülmesi ona yaramaz.” buyurdu ve eli ile yüzüne ve eline işaret etti.(Sünenü Ebi Davud, 4/62.)

Tembih: Kadının, tenini gösteren ince elbise giymesinin büyük günahlardan olması, bu husustaki şiddetli veidlerden anlaşılmaktadır. Her ne kadar bunun kebairden olduğunu açıkça yazan kimseyi görmedim ise de, kadınların kendilerini erkeklere benzetmeleri kebairden olunca bunun da kebairden olması kesinlikle ortaya çıkmış olur.

Zehebi diyor ki: “Kadınları lanetlemeyi gerektiren işlerinden birisi de altın ve inci gibi süs eşyalarını perde altından göstermeleri ve sokağa çıktıkları vakit güzel koku sürünmelerindendir”. Ayrıca dikkatlari üzerlerine çekecek parlak renkli elbise, ipek giymek, geniş koltuklu ve uzun elbise edinmek, bunların hepsi Allahu Teâlâ'nın hışmettiği gösteriş kıyafetidir. Bunlar da kebâiredendir. İşte kadınların çoğunluğunda bu kabahatler bulunduğu içindir ki, Resûl-i Ek­rem,

“Cehenneme baktım, cehennemlilerin çoğunun kadın olduğunu gördüm.” (Sünenü't-Tirmizi, 4/716) buyurmuştur.

 

Kaynak: İbn Hacer El-Heytemi, “Ez’zevacir An İktirafil-Kebâir” İslâm'da

Helâller Ve Haramlar  “Büyük Günahlar

  Tesettürün Önemi

 

site stats